Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2026 yılı hasat dönemi için belirlediği hububat alım fiyatlarına, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır yazılı bir açıklamayla sert tepki gösterdi. Açıklanan rakamların üreticilerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu belirten Çakır, bu fiyat politikalarının tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ve ülkenin gıda güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini savundu.
Özellikle Trakya ve Keşan bölgesindeki üreticilerin son yıllarda artan maliyetler karşısında ağır şartlar altında üretim yapmaya çalıştığını ifade eden İlçe Başkanı Çakır, Ankara’daki bürokratlar tarafından masa başında belirlendiğini iddia ettiği rakamların tarladaki gerçeklerle örtüşmediğini ve çiftçinin emeğinin yok sayıldığını dile getirdi.
“Maliyetler Yüzde 80 Artarken Fiyat Artışı Yüzde 22’de Kaldı”
Tarım sektöründeki temel gider kalemlerinde yaşanan artışları verilerle paylaşan Anıl Çakır, geçtiğimiz yıl 13,50 TL olarak uygulanan buğday alım fiyatının bu yıl 16,50 TL’ye yükseltilerek yalnızca yüzde 22 oranında bir artış gördüğünü belirtti. Çakır, aynı dönemde çiftçinin sırtına binen maliyet yükünü şu şekilde sıraladı:
- Mazot Maliyti: Geçen yıl hasat döneminde 40-42 TL seviyelerinde olan mazot fiyatı, bugün 65-66 TL bandına dayandı.
- Gübre ve Tohum Giderleri: DAP, ÜRE ve diğer kimyevi gübre çeşitlerinde son bir yılda ortalama yüzde 50 ile yüzde 80 arasında artış yaşandı; tohumluk fiyatları ise yüzde 60’ın üzerinde yükseldi.
- Üretim Girdileri: İlaç maliyetleri birçok kalemde yüzde 70’i aşarken; elektrik, sulama, işçilik, bakım-onarım, biçerdöver ve nakliye giderleri katlanarak arttı.
Çiftçinin üretim maliyetlerinin ortalama yüzde 70-80 oranında yükseldiğini ifade eden Çakır, yapılan yüzde 22’lik artışın üreticiyi zararına çalışmaya zorladığını ve tarladan kopma noktasına getirdiğini vurguladı.
“45 Günlük Ödeme Süresi ve Geciken Destekler Çiftçiyi Çıkmaza Sürüklüyor”
Açıklamasında sadece fiyat yetersizliğine değil, TMO’nun uygulama süreçlerine de değinen Çakır, ürün bedeli ödemelerinin 45 güne kadar uzatılmasının nakit sıkışıklığı yaşayan çiftçiyi piyasadaki tüccarlar karşısında zor durumda bırakacağını savundu. Randevu sistemindeki aksaklıklar ve gecikmeler nedeniyle üreticilerin ürün teslim etmek için haftalarca sıra beklemek zorunda kaldığını, bu durumun da ek depolama ve nakliye maliyetleri doğurduğunu ekledi.
Tarımsal desteklemelerin zamanında ödenmemesini de eleştiren Çakır, desteklerin hasat sonrasında değil, ekim döneminde girdi maliyetleriyle mücadele edilirken verilmesi gerektiğini söyledi. Zamanında ödenmeyen destekler nedeniyle üreticilerin yüksek faizli kredilere yönelerek bankalara ve tarım kredi kuruluşlarına borçlandığını; bu durumun gübre kullanımını azaltıp kaliteli tohumdan vazgeçilmesine, dolayısıyla verim düşüşüne yol açtığını aktardı.
“Çiftçi Üretirse Türkiye Kazanır”
Çiftçinin lütuf veya sadaka değil, yalnızca alın terinin karşılığını istediğini belirten CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, tarım politikalarının günü kurtarma anlayışıyla değil, planlı ve üreticiyi koruyan bir vizyonla yürütülmesi çağrısında bulundu. Buğday ve arpa alım fiyatlarının maliyetler ve refah payı dikkate alınarak revize edilmesini, TMO ödemelerinin hızlandırılarak üreticinin birkaç gün içinde parasına ulaşmasını ve tarımsal girdilerde çiftçiyi rahatlatacak desteklerin artırılmasını talep eden Çakır, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çiftçinin sesini duyun. Traktörün mazotunu, tarlanın gübresini, üreticinin emeğini görün. Açıklanan bu fiyatlar ne Trakya çiftçisinin beklentisini karşılamaktadır ne de tarımın geleceğini güvence altına almaktadır. Bu fiyatlar revize edilmelidir. Çünkü çiftçi ayakta kalırsay Türkiye ayakta kalır. Çünkü çiftçi üretirse Türkiye kazanır. Konfor alanınızdan çıkın, çiftçinin halini artık anlayın.”















