Hamzadere Barajı’nın sulama projeleriyle tarımsal kalkınma bekleyen Hasköy, Şehitler ve Işıklı köylerinde, tarım arazilerine kurulmak istenen Bentonit ocağı girişimi köylülerin sert tepkisiyle karşılaştı. Keşan Kent Konseyi öncülüğünde örgütlenen vatandaşlar, üç günde 310 itiraz dilekçesi toplayarak iradelerini Edirne’deki ilgili makamlara teslim etti.
KEŞAN / EDİRNE – Trakya’nın en bereketli topraklarında bugünlerde “tarım mı, maden mi?” sorusu yankılanıyor. Kapalı devre sulama sistemlerinin bölgeye bolluk getirmesi beklenirken, özel sektörün kedi kumu hammaddesi olarak kullanılan Bentonit madeni çıkarmak için yaptığı girişim, bölge halkı tarafından “doğa yıkımı” olarak nitelendiriliyor.
Bentonit Ocağı Tarımı Tehdit Ediyor
Volkanik kül kökenli bir kil minerali olan Bentonit; sondajdan kedi kumuna kadar pek çok alanda kullanılıyor. Ancak bölge sakinleri ve uzmanlar, bu madenin çıkarılma sürecinde üst katmandaki verimli tarım toprağının tamamen sıyrılacak olmasına, ekosistemin bozulmasına ve oluşacak yoğun toza dikkat çekerek projenin tarımsal geleceği yok edeceğini savunuyor.
Üç Günde 310 İtiraz Dilekçesi
Muhtarların davetiyle köylerde incelemelerde bulunan Keşan Kent Konseyi, İl Genel Meclisinin Keşan Üyesi Aladdin Öztürk ve İl Genel Meclisinin Enez Üyesi Salih Akar ile birlikte bölge halkıyla bir araya geldi. Köy kahvelerinde gerçekleştirilen bilgilendirme toplantılarının ardından, toprağını maden ocağına teslim etmek istemeyen köylülerden sadece üç gün içinde 310’un üzerinde ıslak imzalı itiraz dilekçesi toplandı.
İtirazlar Edirne Valiliği ve İlgili Kurumlara İletildi
Toplanan itiraz dilekçeleri, köy muhtarları ve temsilciler tarafından Edirne’ye götürülerek ilgili makamlara sunuldu. Süreç kapsamında şu kurumlar ziyaret edilerek halkın net mesajı iletildi:
- DSİ İl Müdürlüğü (Sulama projelerini yürüten kurum)
- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma İl Müdürlüğü
- İl Tarım ve Orman Müdürlüğü
“Emaneti Gelecek Nesillere Bırakacağız”
Keşan Kent Konseyi’nden yapılan açıklamada, pandemi döneminde vurgulanan “ekilmedik bir karış toprak kalmasın” söylemi hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:
“Atalarımızdan devraldığımız bu mirası, kedi kumu torbalarına sığdırılacak bir ticari metaya dönüştürmeyeceğiz. Toprağımızın sesi, sermayenin gürültüsünden daha gür çıkmaya devam edecek. Bu emaneti tertemiz ve bereketli bir şekilde gelecek nesillere bırakmak için siper olacağız.”
Sürecin henüz başında olunduğunu belirten çevreci örgütler ve köylüler, hukuksal ve toplumsal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.


















